23 Haziran 2016 Perşembe

9.TED TALK KONUŞMASI

https://www.ted.com/talks/raymond_wang_how_germs_travel_on_planes_and_how_we_can_stop_them?language=tre

Raymond Wang: Mikroplar uçakta nasıl yolculuk eder -- ve biz onları nasıl durdururuz

4.TAEKWONDO KAVRAM HARİTASI


ÇENGEL BULMACA ÇÖZÜM


3.ÇENGEL BULMACA


TEMEL KAVRAMLAR

MÜSABAKA: Karşılaşma-Yarışma
TEKME: Bir şeye tek ayakla vuruş
YUMRUK : Parmakların sıkıca kapanmasıyla elin aldığı biçim ve bu biçime getirilmiş elle yapılan vuruş.


PUAN : Çeşitli sporlarda kullanılan, ölçüsü ve değeri değişken değerlendirme birimi.
DİSİPLİN:Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü
RAKİP: Herhangi bir işte, bir yarışta birbirini geçmeye uğraşan, aynı şeyi, aynı ya da daha iyi sonucu sağlamaya çalışan, birbiriyle yarışan (kimselerden her biri).
DENGE:Bir insanın ya da bir nesnenin devrilmeden, dikey durma durumu.
TEKNİK: Beceri, yol, yöntem, araç.
CESARET: Korku, acı, risk, belirsizlik veya tehdit ile başa çıkabilmek amacıyla gösterilecek yiğitlik, kararlılık, ataklık ve dayanıklılık yeteneğidir.
POOMSE: Seri hareketler biçiminde ruhunuzdaki becerinin ve yeteğin bir dışa vurumudur.

20 Haziran 2016 Pazartesi

12.KELİME BULUTU


TAEKWONDO NEDİR ?

Taekwondo Nedir?
Mantığın dövüş sanatı olarak tabir edebileceğimiz Taekwon-Do,kelime olarak el ve ayakla yapılan vuruşların ilmi,felsefesi anlamına gelir.Bunu şöyle açıklayabiliriz.
TAE.Ayak vuruşları,
KWON: el vuruşları  
Do.ise bu dövüş sanatının tatbiki esnasındaki izlenilecek yolun ve dövüşün felsefesi değerlerinin genel adıdır.Kişi istediği kadar esnek ,istediği kadar güçlü el ve ayak vuruşlarına sahip olursa olsun eğer do kurallarını uygulamıyor ve bu sporu sadece dövüş sporu olarak görüyorsa Taekwondocu sıfatı taşıyamaz.Zira taekwondo bir saldırı değil 20 yüzyılı aşkın bir zamandan beri Kore'de bağımsız olarak geliştirilmiş ve uluslararası çağdaş bir nitelik kazanmış olan savunma sporudur.Taekwondonun başlıca özelliği çıplak el ve ayaklarla rakibe karşı geliştirilen savunma tekniklerini içeren bir müsabaka sporu olmasıdır.

Taekwondonun tüm hareketleri.bu sporun düşmana karşı savunma amacıyla geliştirildiğinden  bu güne kadar,savunma ruhunun eğemem olduğu bir temel üzerine kurulmuştur.Dolayısıyla bu sporu saldırı olarak kullanan kimseler bu sporun ana ilkelerinden uzaklaşırlar ki taekwondo camiası içinde yer alamazlar.Vücutlarının tüm organları ile ,kendilerini savunmak için süper tekniklerle eğitilmiş olan taekwondocuların yalnız fiziksel güçleri değil,daha da önemlisi kendilerine olan güvenleri,herkese karşı saygılı olmaları ve disiplinleri daha çok ön plana çıkar.Taekwondocu için bütün vücut bir savunma silahıdır.Saldırganları elleri yumrukları ayakları veya diğer organları vasıtasıyla kolaylıkla tesirsiz hale getirme yeteneklerine sahiptirler.

Taekwondo kişinin güven duygusunu geliştirmesi bakımından büyük öneme sahiptir.Kendine güvenen insanlar daha zayıf olanlara karşı alçak gönüllü ve hoşgörülü olurlar.Her kaba kuvvetin arkasında kişinin aslında kendi nefsini ve benliğini öne çıkarma duygusu yatar.Bazen sudan sebeplerle,korkunç cinayetlerin işlenmesinde sebep olan şey,o sebebin cisim olarak değeri değil,kişideki benliğini ispat duygusudur,
Taekwondocu bu nedenle kendini savunma ve karşıdakini bertaraf etme konusunda eğitimli olduğundan asla kendini ispata kalkışmaz. Çünkü ispatı zaten devletin verdiği diplomadır.Bu nedenle sabırlıdır.Hiç bir taekwondocunun sokak kavgalarına karıştığı ve bir kişiyi incittiği vaki değildir.Hatta basit arbedelerde taekwondocu,tokat yemeyi bile göze alır incinir ama gururu kırılmaz ve aldırmaz.Ne zaman cana kasıt olursa saldıranında iyiliği için müdahaleci olur.
Yeni başlayan bir öğrenciye doğal olarak egzersizler ve disiplin ortamı zor gelebilir. Ancak sıkı ve disiplinli bir çalışma ile sonuca yaklaşılır. Bu sürenin uzunluğu manevi yapısına göre öğrencinin sabır ve dayanıklılığının göstergesi olarak bu vasıfları kazanmasını sağlar.Başarıya ulaşmak için öğrenci sabırlı ve dayanıklı olmak zorundadır.Bunun başka alternatifi olmadığına göre,başarabilen öğrenci belki farkında olmasa da ,sabır ve dayanıklılık gibi gerçektende insanlığın ihtiyacı olan iki vasfa sahip olmuş olur
TAEKWONDO çalışmaları birkaç kısımdan oluşur.
1=poomse 
2=Hyank:Temel teknik kuralları,kültür fizik, temel teknik çalışması,ellik çalışması,ikili çalışma  
3=Müsabaka   
4=Kırış   tır.

Çalışmaya başlamadan öğrenci salona ve hocasına selam verir.
salonda 1=sessizlik    2=sigara içmemek  3=salonda uygun kıyafetle dolaşmak  4=selamlama gibi do kuralları geçerlidir.

Taekwondo akli ve ruhi beceriye dayanan,bedeni ve ruhi gelişmeyi sağlayan, her yaştaki insana hitap eden bir ahlak sporudur.
Düşünülecek olursa;eğer Do olmasaydı,katı duygu ve düşünceye sahip kişiler ki , bu insanlığın oluşundan beri vardır,öğrendikleri teknikleri ve çalışmayla elde ettikleri gücü günlük yaşantılarında hoşlanmadıkları kişilere uygulardı.Yine eğer Do olmasaydı, yetiştirilen öğrenciler toplum içinde birer patlamaya hazır bomba gibi dolaşa bilirlerdi.İşte Do'nun önemi budur.Her sporcun denetlenmesi zordur.Ancak onları yaptıkları sporu kişiye temiz ahlak üstün karakter,sabır ve dayanıklılık kazandırdığı olgusu aşılanırsa başarı elde edilir.Eğer araştırılacak olursa ,hemen hemen tüm uzak doğu sporlarının kurucusu Rahip yada Budist'tir.Demek oluyor ki TAEKWONDO sadece el ve ayakla yapılan bir dövüş değil ruhi bir motivasyondur.Erken yaşta başlanılan taekwondo çocuğun kendine güven duygusunun artmasına ,DO jank kuralları çerçevesinde toplum içinde bu saygı kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlar.Taekwondo ,selam ile başlar selam ile biter.Sporcuda aranan en önemli nitelik saygı ve disiplindir.
TAEKWONDO NEZAKETLE BAŞLAYIP NEZAKETLE BİTER
Sporcu salona girdiğinden itibaren tüm ciddiyetiyle bayrağı ve hocasını selamlar.Aynı şekilde hocasına onlara eğilerek karşılık verir.Bu disiplin çalışma bitene kadar devam eder.Taekwondocu her zaman Adil,tarafsız,haklıdan yana ve vatanperver olarak yetişir.
TARİHÇE
Taekwondo dünyada bilinen dövüş sanatlarının hemen hemen en eskisidir.Ve Kore kökenli silahsız dövüş ve savunma sanatı olarak bilinir.Ortaya çıkış tarihi i.ö 37 olarak kabul edilen taekwondo yine Kore kökenli bazı savunma sporlarının eski biçimlerine dayanır.Kore yarımadasını kuzey kısmında hükümran olmuş Kogureyo hanedanlığına kadar uzanan bir tarihçesi vardır.Yandaki resimden bu hanedanlık zamanından kalma bir dövüş sanatçısı figürünü görüyorsunuz.O zamanlar vahşi hayvanlara ve bölgelerindeki eşkıyalara karşı kendini savunmak amacıyla çıkarılmış bir savunma sanatı olup yumrukların yanı sıra yüksekten ve sıçrayarak atılan tekmelerden geniş biçimde yararlanılır.Genel de bu spor savunma ve ruhsal gelişim amaçlarına yöneliktir.Bu tekniklere   TAEGYON yani ayak sistemi denmiştir..Yine Kore'de yapılmakta olan KWONPOP yani yumruk metodu olarak isimlendirilen diğer bir sistemle birleştirilerek TAEK-KYON adı verilmiş bugünkü adını almıştır.Bu sanatta eğitim gören kişinin  beden ile zihnin tek bir birim gibi tepki göstererek değişen şartlara anında uyum sağlayacağı bir zihinsel ve ruhsal duruma ulaşması büyük önem taşır.Böyle bir duruma tam anlamıyla ulaşıldığında günlük yaşamdaki özne ve nesne ikiliği ortadan kalkar.Zihinsel ve bedensel uyum o zamanın dinleri taoculuk ve zen budacılık açısından bir amaç olduğundan ve bu amaca ancak çalışarak ve deneyimle ulaşılabileceğinden bu dinlere bağlı olanlar felsefi ve manevi eğitimlerinin yanı sıra bu türlü dövüş sanatlarıyla da uğraşmışlardır.Dolayısıyla bu sporlarla uğraşan kimselerde genellikle bu tur bir yaşam sürerler veya ruh ve karakter yapıları buna çak müsait hale gelir.Uzakdoğu sporlarıyla uğraşan insanlarda dini verilerin kuvvetli olmasının sebeplerinin başında bu sporların beden yanında ruh gelişimine de katkıda bulunuyor olmasıdır.

Bir taekwondocunun hiç bir zaman zayıflara dokunmamasının ve alelade sokak kavgası yapmamasının temelinde yatan ana faktörlerde bunlardır.
Taekwondo sporu ancak 1943 yılında Kore'nin bağımsızlığa kavuşması ile resmi bir hüviyet kazanmış bu tarihten sonra dünyaya açılmıştır.16 Eylül 1961 yılında kurulan Kore taekwondo birliği bu sporun yasallaşmasını ve 25 Haziran 1962 de ulusal oyunlar kapsamına aldırarak yasallaşmasını sağlamıştır.30 kasım 1972 de dünya taekwondosunun merkezi kukkiwon açılmıştır ve Kore Taekwondo başkanlığına Kim-un -yong getirilmiştir.Aynı zamanda da Dünya Taekwondo federasyon başkanı oldu.25 Mayıs 1973 te 17 ülkenin katılımıyla ilk dünya şampiyonası yapıldı.Bu sporun Türkiye'de yaygınlaşması 1970 'de antrenör olarak getirilen Ço Sao- Se ile başladı.Bugün Taekwondo, olimpiyat oyunlarında olimpik spor olarak yer aldığından gelişime son derece elverişli bir spor dalıdır.
Temel İlkeler
Taekwondoda Genel Kaideler
1-Nezaketken,kibarlık
2-Dürüstlük
3-Azim,hırs
4-Nefsi kontrol
5-Cesaret
Taekwondo Yemininde olması gereken uluslararası prensipler.Taekwondo prensiplerine bağlı kalmak.
Eğitmenlere ve kemer ve yaşça büyük olanlara saygılı olmak.
Taekwondoda öğrendiklerini asla kötüye kullanmamak.
Özgürlüğün ve adaletin şampiyonu olmak.
Dünyada barışın teşekkülüne katkıda bulunmak.
Taekwondocunun karakter yapısıDürüst ol ve her zaman adaletli davranmalı
Herkese karşı saygılı  ve yardımsever olmalı
Sadık olmalı,kibarlıktan ayrılmamalı
Taekwondo prensiplerini aklından hiç çıkarmamalıdır.
ÇOCUKLAR İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR SPOR
Taekwondo yaş limiti olmayan ve her yaşta yapılabilen bir spordur.bilhassa  çocuklar için vazgeçilmez bir spor dalıdır.Çocuklar bilhassa taekwondoya bir oyun niyetiyle başlarlar ve bu sürede de reaksiyon kabiliyetleri artar,diğer sporculara saygıyı, kendilerinin eksik ve üstün yanlarını ve bunları telafi yolunu öğrenirler.Taekwondo müsabakaları ise çocuklarda büyüklere göre farklılık gösterir.Resmi müsabaka yaşına gelmeyen çocuklarda müsabakalar esnasında büyüklere göre daha kalın koruyucu elbiseleri giydirilir ve baş kısmına vurma yasaklanır.
TAEKWONDO TEHLİKELİ BİR SPOR MUDUR?
WTF Taekwondoda başa vurmak serbest olduğu için Full Kontack dediğimiz Sporlar kategorisinde sayılmaktadır.Ancak pratikte taekwondo sanıldığı kadar tehlikeli değildir.Müsabaka yaşına gelmemiş ve gerekli kemere ulaşamamış çokçuklarda başa vurmak yasaklanır .Müsabaka yaşına gelmiş sporcularda ise belli bir kemer seviyesine ulaşması beklenir.Maç esnasında denk kemerlerin müsabakaları ile tehlike arz etmez.Bu nedenle taekwondoda sakatlanmalar ve nakavtlar çok nadir olur.Ayrıca müsabaka esnasında vücut ve baş için tüm koruyucu tedbirler alınır.Buna rağmen başa gelen bir darbede kişi K.O.ile yani hakem kararı ile maçı nakavtla kaybetmiş ise 3 ay  süre ile müsabık yarışmalardan uzak tutulur.Bu nakavt üç ay sonraki yarışmalarda da tekrarlanmış ise o kişi bu ez 6 ay yarışma harici bırakılır.Eğer 6 ay sonra bir tekrarda o kişi tamamen Taekwondo müsabakalarından men edilir.
ITF taekwondo semi -kontack kategoride müsabakalar düzenler.Bu müsabakalarda başa vurmak yasaktır.Ancak her nasılsa burada da yüze yumruk atmak serbesttir ki vuruş hedefini tam bulmadan teknik gösterilerek kesilir.Yinede burada bir sporcu yüze daha çok darbe alır.Ancak burdada koruyucu eldivenlerle ve başlıklarla gerekli tertibatlar alınır.
Taekwondo'da her şeyin başı
DO prensibi

Hayatta her şey belli kurallar çerçevesinde mükemmeliyete kavuşur.Güneş ve ay kendilerine özgü bir yörünge etrafında dönerler.Kuşlar ve göçebe hayvanlara bakınız .zamanı gelince yaratılışları gereği fıtraten belli bir düzen ve istikamette göç ederler.Sistemdeki en ufak bir kuralsızlık sistemi alt üst eder.
benzer şekilde bir sporcuda taekwondonun kendine özgü olan kurallarını bilmeli ona göre davranmalıdır.Taekwondonun kuralları sosyal ihtiyaçlardan doğmuş olduğundan, toplum kurallarıyla iç içe bütünleşmiş bir şekildedir.Kişinin sosyal hayata adaptasyonu ve başarısı için akli ve fiziki eksersizleri geliştiren bir öğretidir.Kişinin gerek ferdi gerek toplum içindeki aktivasyonlarını bir düzen ve ahenk içinde yapmasını sağlamak taekwondonun özünde yatan esas amacıdır.Toplum içinde insanları yönlendiren ve toplumda ahengi sağlayan bir takım kurallar vardır.Taekwondo bu ahlak kuralları ile devamlı ilişki kurarak kişinin ahlaki değer yargılarını yükseltmeye çalışır.
Bu disiplin öğretisi niçin TAEKWONDO diye adlandırılır.İlk önce kelime manası olarak taekwondoyu inceleyelim.
TAE kelimesi Kore'de hem ayak hem de ayak altına alıp ezmek,bertaraf etmek manalarında
KWON kelimesi Yumruk ve dövüşme mücadele etme karşı koyma manalarında kullanılır.
Ayak ve kolların vücuda hareketi ve aktivasyonu sağlayan en önemli organlar olduğunu düşünürsek
Bu iki kelimeden hareketle taekwondo vücudun fiziksel aktivasyonunu en üst düzeye çıkarmayı amaçlar.Ancak bu iki kelimeye zahiri manada takılıp kalmak Taekwondonun yanlış anlaşılmasına yol açar.
Taekwondo geçmişte saldırılara,katliamlara ,savaşlara karşı kendini korumak isteyen halkın savunma mekanizması olarak doğmuştur.Doğuş amacı savaşın yerine huzurun getirilmesi idi.Bu nedenle günümüzde de  geçmişten süre gelen kavga ve savaşların olmadığı barışçıl bir dünya kurulmasına için çabalamak ve çevremizde bunun bir timsalini teşkil etmek amacını taşır.Sonuçta taekwondonun özü güçlü kuvvetli,saldıran,öldüren ,vuran kıran değil huzur ve barışı tesis etmeye çalışan insan yetiştirmekten ibarettir.Bu prensibi ilke edinmeden çalışan sporcu eksersizleri boşa yapıyor ,dojangda fazlalık yapıyor demektir.Bu prensibe biz genelde Do prensibi diyoruz.Bu prensibin kaynağı akıl ve kalbi duygulardır. (sevgi,saygı,muhabbet,sabır,tevekkül).Amacı ise fiziki aktiviteleri doğru ve toplum yararına yönlendirmektir.
Tabi ki birisi çıkıp taekwondoyu sert ve kaba bir spor yapanları da agresif insanlar olarak tanımlayabilir.Bu taekwondoyu bilmemenin getirdiği yanlış bir ön yargıdır.Hatta bazı kişiler sırf agresifliklerini arttırmak ve başka insanlara karşı baskın olmak gayesiyle bu spora başlaya bilirler.Ama zaman geçtikçe ve çalıştıkça,öğrendikçe ve yaşadıkça taekwondonun duygusal yönüyle tanışmaya başlarlar.Hayatın bir takım gerçekleri vardır güçlüler her zaman zayıf olanları ezer.Bu seleksiyon hayatın tabi kuralıdır.Güç kötü insanların elinde ise bu durum toplum aleyhine dengeleri alt üst eder.Taekwondoda dövüş teknikleri güç sahibi ve kötü niyetli insanlara karşı savunma teknikleri üzerine kuruludur.Amaç kişiye karşı yapılabilecek, vücuda zarar verecek saldırıları bertaraf etmektir..Taekwondoda her zaman zayıfı kollamadan ve korumadan yana bir tavır vardır.Kişi potansiyel gücünü bildiğinden kendini ispat mecburiyetinde değildir.Bir taekwondocu herhangi bir problemde hiç bir zaman saldırma duyguları içinde değildir.Savunmada ise vücudu refleks olarak hareket eder.Şimdiye kadar bu sporlarla uğraşanların hiç bir kavgaya karışmamalarının temelinde bu duygular yatar.Bu tür bir davranışa girenlerde camiadan hemen uzaklaştırılır.
her insanın yaratılışında başkalarına karşı bir ruhen ve fiziki olarak üstün olma duygusu vardır.Bunlara nefsi duygular deriz ve köreltilmesi ve en aza indirilmeleri gerekir.Bir konuda eğitilmek onu en iyi şekilde bilmekten geçer.Bilen insanın ispat etme gösterme duygusu olmaz .gerekirse bilgisini kullanır.Dövüş sanatlarında da böyledir.Yıllarını savunma tekniklerine adamış,Vücudunun fiziksel kapasitesine aklının tüm becerileri ekleyerek bir mükemmeliyete ulaşmış kişi bu becerisini adi ,basit sokak kavgalarında kullanmaz.Buna tenezzül etmez,gücünü aklının ve kalbinin yönlendirdiği istikamette kullanır.Bu kendinden zayıf olanları kollama onlara yardım etme duygusunu geliştirir.
Taekwondo prensip olarak çalışmalarda çabuk karar verme,sabır ,alçak gönüllülük, müsamaha, dayanıklılık gibi temel kavramları canlandırır.Vücudun her davranışını akıl ile yönlendirme esasına dayanır.Bir taekwondocuda ölümle sonuçlanan basit sokak kavgaları sonundaki-"Bir an kendimi kaybettim,şeytana uydum" sözlerini duyamazsınız.Taekwondoda her fiziksel hareketi en aktif olduğu anda bile yarıda kesme ,vücudun refleks hareketlerini bile o bir anda kontrol etme yetenekleri gelişir.Çalışma salonundaki bu disiplin ve kurallar bütünü kişide hayatının her safhasına yansır.
Poomse Nedir?
Poomse asla önemsiz hareketler değildir.
Poomse hareketin kendiside değildir.Hareketlerin becerikli bir biçimde anlatımıdır.Seri hareketler biçiminde ruhunuzdaki becerinin ve yeteğin bir dışa vurumudur.Taekwondo felsefesinin bir kompozisyonu yani şekilerle anlatımıdır.
Eğer Poomsede bir beceri ve sanat göremiyorsanız o taekwondo poomsesi değildir.Bu becerilerin içindeki saklı anlamları  yorumluyamıyorsanız oda taekwondo poomsesi olmaz.
Poomseler birbirine benzer hareketlerden oluşan fakat tamamen ayrı manalara gelen temel beceri hareketleridir.Taekwondodaki temel hareketlerin sanatlsal bir yaklaşımla anlatımı, taekwondo felsefesi ve etiğinin kompozisyon şeklinde ifade edilmesidir.

Örnek vermek gerekirse: Nasılki sessiz flim anlatmaca oynarken konuyu söylemeden hareket ve mimiklerle içeriğini ve bilinmesi istenen aksiyonu anlatmaya çalışıyorsanız taekwondoda poomsede böyledir.
Poomse çalışmak taekwondodaki temel tekniklerinizi sanatsal bir beceriye dönüşüp mükemmelleşmesine yardımcı olurken aynı anda ruhunuzun ve karekterinizin taekwondonun ilke ve prensipleri diye ifade edebileceğimiz felsefesinden uzaklaşmamasını sağlar.
Hem vucud hemde ruh ve zihnin gelişimini sağlıyan taekwondonun en temel öğesidir.


İyi Bir Antrenör Nasıl Olmalıdır
Antrenör

Antrene eden ,çalıştıran anlamındaki bu kelime genellikle spor çalıştıran veya spor öğreten ,öğrettikleri spor dalında ilim yayan,ilmi bilgilere sahip olan kimselere denir.Sporcu için iyi bir öğretici ve iyi bir arkadaştır.
Bir antrenör öğrettiği ana sporun yanı sıra,o spora faydalı olan diğer yan dalları anatomi,fizyoloji,sporcu sağlığı ve kondisyon gibi konuları da gayet iyi bilmeli   sistem ve bilimsellikten ayrılmamalıdır.
Antrenör öğrencisinin teknik ve bedensel gelişmesinin yanında onların toplumun diğer fertleriyle iyi ilişkiler kurmasını da sağlamalı ,toplumda kişilik sahibi insanlar yetiştirmelidir.Hiç bir zaman öğretmekten bıkmamalı,yorulmamalıdır.Öğrencilerinin kendisinden daha iyi olması için çalışmalı ve bundan gurur duymalıdır.
Öğrencileri arasında çok ufak yaşta olanları da vardır.Bunlar haftada 2-3 kez çalışmaya gelir.Ana ,babaları tarafından antrenöre emanet edilirler.Antrenör onlara öğretecekleri ile ana babadan sonra gelir.Tıpkı okullardaki öğretmenler gibi.Çocuk gelişme ,öğrenme çağını yanında geçirdiği antrenörü önce gözünde büyütecek,sonra onu örnek alacaktır.
Antrenöründen öğrenecekleri onun tüm hayatını etkileyecektir.Bu nedenle verilen her şey güzel olmalı ,antrenör hiçbir zaman kötü örnek olmamalıdır.
Antrenörün öğrencisine öğretecek bilgileri kalmamışsa onun daha iyi öğrenebileceği yüksek kuşaklı ve daha bilgili ,tecrübeli antrenörlere göndermelidir.Ayrıca diğer salonlara da giderek ,oradaki çalışmaları da izlemelerini tekniklerini diğer emsalleri ile karşılaştırma olanağı bulmasını öğrencilerine söylemelidir.
Antrenör nasıl olmalıdır
1-Antrenör her şeyden önce öğrencilerine iyi örnek olmalıdır.Dürüst davranmalıdır.
2-Maddi olmamalıdır ve öğrencilerinin güvenini sarsmamalıdır.
3-Öğrencileri arasında belirgin bir ayırım yapmamalıdır.
4-Kendisine sorulacak sorulara daima hazırlıklı olmalı ,soruları biliyorsa nezaketle cevaplamalı ,bilmediği soruları araştırıp sonra cevaplayacağını belirtmeli,bu nedenle yalan yanlış öğrenmekten kaçınmalıdır.
5-Kendisini hiçbir zaman büyük görmemeli,ben şöyle yaparım veya yapardım gibi konulardan kaçınmalı bu tekniği benim gibi yapın gibi kendinden örnekler vermemelidir.
   Eğer öğrenci böbürlenen antrenörün hiçte o meziyetlere sahip olmadığını öğrendiğinde ,hocası gözünden düşecek,küçülecek ve güvenini yitirecektir.

6-Öğrencisine sert davranmamalı ,yanlışları düzeltirken onları kırmamalı ,cezalandıracaksa bunu gizli yapmalı ,gerekirse özel olarak konuşmalıdır.Ciddi bir otorite kurmalı,fakat gerektiğinde gülmesini bilmelidir.
7-Öğrencilerine yolu göstermeli ve olların aynı yolda kalmalarını sağlamalıdır.
8-Öğrencilerine mesuliyet vermeli ,gerekirse küçük görevlerle vazifelendirmeli,bazılarını kendisine yardımcı seçmelidir.
9-Öğretirken sıkıcı olmamalı,aynı şeyleri tekrar yerine değişik konulara,tekniklere ve oyunlara yer vermeli değişik öğretim tekniklerine baş vurmalıdır.
10-Teknikleri hayattan örnekler vererek prensipleri ile birlikte açık ve öz bir şekilde anlatmalı
11-Öğrettiklerinin doğru öğrenilip öğrenilmediğini kontrol etmeli,yanlışları sabırla düzeltmelidir.
12-Her öğrencisinin kuvvet derecesini bilmeli ve ona göre çalıştırmalıdır.Kuvvetli-kuvvetsiz ,küçük-büyük değişik yapıdaki bir gurubu çalıştırırken aynı anda hapsinin beyin ve yapısına hitap edebilmelidir.Vazife ve iş taksimini buna göre yapmalıdır.
13-Dersi her her öğrencinin anlayacağı bir tempoda sürdürmelidir.
14-Her tekniğin ve her hareketin sevilerek yapılmasını sağlamalı,onları refleks hale gelinceye kadar tekrar ettirmelidir.
15-Öğretimde birbiri ile ilgili konuları birbiri ardından ve birleştirerek göstermeli ve anlatmalıdır.
16-Dersi ufak bir konuşma ile açmalı,ve konuyu açıklamalı ,programdan her öğrenciyi haberdar etmelidir.
17-verilen bilgilerin faydalarını da açıklamalıdır.
18-Müsabık sporculara sporda yenmek ve yenilmenin birbirinden ayrılmaz iki parça olduğunu,madalyonun iki yüzünün varlığını öğretmelidir.
19-Eğitim araçlarından yeterince yararlanmalı ,göze ve kulağa eşit şekilde hitap etmelidir.Konuştuğundan çok göstermeye çalışmalıdır.
20-Salonda her çeşit emniyet ve sağlık tedbirlerini almalıdır.
21-Salonun şekli ve öğrencilerin sayısına göre onları çeşitli şekillerde gururlandırmalı ,grup çalışması yapmalıdır.
22-Belirgin bir ses tonundan ziyade zaman zaman ses tonunu değiştirmeli,önemli noktalarda bu tonu arttırarak,gerektiği zaman dikkat çekici olmalıdır.
23-Derse alakanın azaldığı durumlarda başından geçen bir olayı veya bir fikri anlatmalı dikkat toplamalıdır.
24-Arada öğrencilere soru sormalı veya onların sormalarını sağlamalıdır.
25-Dersin sonunda 5 dakikayı geçmeyecek şekilde bir konuşma yapmalı o günkü dersin ana hatlarını kısaca özetlemeli,öğrencilerin arzularını sormalı,gelecek dersin programını ve ev ödevi vermelidir.
26-Antrenör öğrencilerin ruh ve psikolojik durumlarını bilmeli, meydana gelen ruhsal değişiklikleri fark edebilmeli ve ona göre hareket etmelidir.Bu konuda öğrenci velileri ile iyi diyalog kurmalıdır.
27-Antrenör antrenman veya günlük elbiselerinin şekline,bilhassa temizliğine dikkat etmeli,kılık ve kıyafeti ile,genel vücut temizliği ile,konuşması ,saçı sakalı,jest ve hareketleri ile örnek olmalıdır.
28-Müsabakalarda takımın başında özel formasını giymiş olmalı,taktik verirken yüksek sesle bağırmamalı,başkalarını rahatsız etmemeli,müsabakalarda diğer antrenör ve karşı müsabık için kırıcı hareket ve sözlerden kaçınmalıdır.
Uluslararası müsabakalarda karşı rakibinde bildiği Korece tabirlerden kaçınıp Türkçe ifadelerle taktik vermelidir.

KAYNAKÇA:(Sakin Taekwondo)